Satomi bir sanat müzesinde çalışmaktadır, ta ki içinde gizemli bir anahtar olan bir zarf eline geçene kadar. Anahtar, onu bir ay önce yapayalnız ölen babasına ait, daha önce hiç bilmediği bir odaya götürür. Bu küçük nesnenin çekimine kapılan Satomi, toplum tarafından geride bırakılmış gibi görünen, ama kelimelere, çay seremonisine ve ince güzelliklere duyduğu sessiz bağlılıkla ayakta kalmış bir adam olan babasının son günlerinin izini sürmeye başlar. Satomi, babasının yalnızlığından geriye kalan izler aracılığıyla, onun yaşadığı dünyanın sessiz zarafetini yavaş yavaş keşfeder.